1990 yılı birçok kamu sektöründe toplu iş sözleşmelerinin imzalandığı yıldır. Fakat sendikalar ve hükümet ücretler konusunda ciddi anlaşmazlığa düşmüşlerdir. Bunun üzerine Genel Maden-İş Sendikası Genel Kurulu toplanır ve 30 Kasım’da greve başlamaya karar verir.
Sendika Başkanı Şemsi Denizer, 30 Kasım sabahı saat 8’de grev önlüğünü giyer ve grev pankartı, Zonguldak’taki Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Gelik Müessesesi önüne asılır. Hükümetin lokavt kararı da gecikmeden 3 Aralık’ta yürürlüğe konulmuştur. Zonguldak halkı 30 Kasım’da “Ölüm olsa sonumuz, Ankara’dır yolumuz!” diyerek Türkiye tarihinin gördüğü en büyük işçi yürüyüşünü başlatmışlardır.
Genel Maden-İş’e üye yaklaşık 48 bin işçi bu greve katılır. Türk-İş de 3 Ocak 1991’de Türkiye genelinde 1 günlük grev kararı almıştır.
4 Ocak’ta toplu halde Ankara’ya gitme kararı alınır ve beklenen otobüsler gelmeyince işçiler yürüyerek Ankara’ya gitme kararı almışlardır. İşçilerle birlikte eşleri ve Zonguldak halkı da yürüyüşe katılmıştır.
Toplamda yaklaşık 100 bin kişi Ankara’ya doğru yürümüştür. Yürüyüşün 5. gününde sendika başkanı Denizer ve işçiler Mengen’de yaptıkları görüşme sonucu geri dönmeye karar vermişlerdir ve Denizer işçileri temsilen Ankara’ya gitmiştir.
‘Büyük Madenci Yürüyüşü’ kesin kazanımlara ulaşamasa bile Türkiye tarihinin en büyük ve en önemli işçi yürüyüşlerinden biri olmuştur.
GÜNCEL
05 Nisan 2025GÜNCEL
05 Nisan 2025SİYASET
05 Nisan 2025MEDYA
05 Nisan 2025SİYASET
05 Nisan 2025GÜNDEM
05 Nisan 2025GÜNDEM
05 Nisan 2025